Bir Avuç Gönüllü, Bir Çift Paten: Türkiye’de Buz Hokeyinin Doğuşu

Türkiye’de buz hokeyi denince akla bugün modern salonlar ve profesyonel ligler geliyor. Ancak bu serüvenin nasıl başladığını, bir avuç gencin imkansızlıklar içinde nasıl bir devrim yarattığını biliyor musunuz? Bugün sizlere, Türk buz hokeyinin "atalarından" Kadir Çurku’nun kaleminden dökülen o ilham verici hikayeyi anlatacağız.

Her Şey Bir Parkta Başladı: Ankara Kurtuluş Parkı

Yıl 1981... 16 Mayıs günü Ankara Kurtuluş Parkı içerisinde Atatürk Buz Pateni ve Spor Tesisleri açıldı. Pist, bugünkü standartların çok uzağında (20 x 30  metre) olsa da bizler için bir rüyanın gerçekleşmesiydi. Sayın Ahmet Turgut’un vizyonuyla hayatımıza giren bu tesis, Türkiye’de buz hokeyi ateşinin yakıldığı yer oldu.

O yıllarda sadece buzda değil, tekerlekli paten üzerinde de ter döküyorduk. Malzeme mi? Bulmak imkansızdı! Hokey sopasını veya bir "pak"ı (puck) bulan kendini dünyanın en şanslı insanı sayardı.

Ankara’dan İstanbul’a Patenle: Federasyon İçin Tarihi Boykot

1984 yılına geldiğimizde, Almanya’dan gelen Gültekin Alkoyak kardeşimizin  teknik desteğiyle Ben Kadir Çurku, Kemal Taşer, Namık Albayrak ve Adnan Aydın Özdemir le birlikte ilk takımımızı kurduk. Ancak bir sorunumuz vardı: Resmen tanınmıyorduk. Federasyonumuz yoktu ve sesimizi duyurmamız gerekiyordu.


29 Nisan 1986’da tarihe geçecek bir "boykot" başlattık. Ben, Kemal Taşer, Namık Albayrak ve Adnan Özdemir... Dört antrenör olarak tekerlekli patenlerimizi ayağımıza geçirdik ve Ankara’dan İstanbul’a doğru yola çıktık. Gündüzleri asfalt üzerinde kayarak, akşamları dinlenerek toplam 38 saatte İstanbul’a ulaştık. Bu eylem basında öyle bir yankı buldu ki, devlet sesimizi duydu ve buz hokeyi Kayak Federasyonu bünyesine alındı.

İlk Maç: -15 Derecede Büyük Heyecan

Türkiye’nin ilk resmi buz hokeyi karşılaşması 19 Mayıs 1986’da Ankara’da oynandı. Yaklaşık 600 seyircinin önünde Ankara Hokey Takımı, İstanbul Boğaziçi Patinaj Kulübü’nü 14-9 mağlup etti.

Ardından 1988’de Amerikalı Subay Glenn Brown’un antrenörlüğünde, -15 derece soğukta oynanan o maç geldi... Soğuk iliklerimize işliyordu ama hokey aşkı bizi ısıtmaya yetiyordu.

Süngerlerden Profesyonel Ekipmanlara

1989 yılında Ankara Paten Sarayı’nın (Bel-Pa) açılması, Türk hokeyi için bir dönüm noktası oldu. Artık olimpik bir sahamız vardı. O güne kadar kendi imkanlarımızla sünger ve plastikten yaptığımız koruyucu malzemelerin yerini, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin desteğiyle yurt dışından gelen gerçek ekipmanlar almaya başladı.

1991’de kendi federasyonumuza kavuştuk ve 1992’de ilk kez A Milli Takım düzeyinde dünya sahnesine çıktık.

Bir Vefa Borcu

Bu spor bugün buralara geldiyse; Kadir Çurku’dan, Kemal Taşer'e, Adnan Aydın Özdemir'den, Namık Kemal'e, Ömer Arasam'dan, Süleyman Cici'ye, Keskin Balta'dan, Fahri Paslı’ya, Cüneyt Kozan’dan Gültekin Alkoyak’a kadar adını sayamadığım nice yol arkadaşımın emeği sayesindedir. İstanbul’da bu meşaleyi yakan Mustafa, Metin, Sinisha ve Rıfat’ı da asla unutmamalıyız.

Bize ilk günden beri destek olan Sayın Kadir Turgut ve Akar Çiçek başta olmak üzere, bu yolda yanımızda olan herkese teşekkürler. Biz yolu açtık, şimdi o yolda genç sporcularımız fırtına gibi esiyor.


Bu Hikayeyi Beğendiniz mi?

Türk spor tarihinin bu az bilinen hikayesini sosyal medyada paylaşarak daha fazla kişinin bu emekten haberdar olmasını sağlayabilirsiniz. Sizin de buz pateniyle ilgili anılarınız var mı? Yorumlarda buluşalım!


#BuzHokeyi #SporTarihi #KadirÇurku #TürkHokeyi #AnkaraHokey #Efsaneler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder