Türkiye Kadın Milli Buz Hokeyi Takımı

Türkiye Kadın Milli Buz Hokeyi Takımı  ülkemizde buz hokeyine duyulan ilginin artmasıyla birlikte 2000'li yılların ortasında şekillenmeye başlamıştır.

İşte kuruluş süreci ve dikkat çeken detaylar:

1. Kuruluş ve İlk Adımlar

  • Kuruluş Yılı: Kadın milli takımımız resmi olarak 2006 yılında kurulmuştur.

  • İlk Resmi Maç: Milli takım, tarihindeki ilk uluslararası sınavını 2007 yılında Romanya'da düzenlenen Dünya Kadınlar Buz Hokeyi Şampiyonası (Division IV) turnuvasında vermiştir. İlk maçını 26 Mart 2007'de Romanya'ya karşı oynamıştır.

  • Ligin Doğuşu: Türkiye'de kadınlar buz hokeyi ligi (şimdiki adıyla Kadınlar Süper Ligi) de yine 2007 yılında, 7 kulübün katılımıyla resmi bir statü kazanmıştır.


2. Milli Takımın Gelişimi ve "Buzun Perileri"

Takım, kuruluşundan itibaren kısıtlı imkanlara ve az sayıda buz pistine rağmen hızla profesyonelleşmiştir.

  • Neden "Buzun Perileri"? Milli takımın bu lakabı alması, sporcuların buz üzerindeki zarif ama bir o kadar da mücadeleci performanslarından kaynaklanmaktadır. Bu isim, kadın milli takımımızın genel markası haline gelmiştir.

  • Tarihi Madalya (2022): 2022 yılında Hırvatistan'da düzenlenen Dünya Şampiyonası Division III turnuvasında bronz madalya kazanarak, A Milli seviyesinde tarihimizdeki ilk büyük uluslararası başarıyı elde etmişlerdir.

  • U18 Şampiyonluğu (2025): Genç takımımız (U18), 2025 yılının başlarında kendi grubunda Dünya Şampiyonu olarak bir üst lige yükselmiş ve Türk buz hokeyi tarihinin en parlak dönemini başlatmıştır.


3. Önemli Kulüpler ve Oyuncu Havuzu

Türkiye'deki kadın buz hokeyi ekosistemi birkaç ana merkez etrafında toplanmıştır:

  • Dominant Kulüpler: İstanbul Büyükşehir Belediyespor (İBBSK), Buzadam, Milenyum Paten ve Ankara ekibi Yükseliş Spor Kulübü, ligin en köklü ve başarılı takımlarıdır.

  • Narman Spor Öyküsü: Erzurum'un Narman ilçesinden çıkan ve kısıtlı imkanlarla Türkiye şampiyonluğuna ulaşan Narman Spor Kadın Buz Hokeyi Takımı, bu sporun Anadolu'da ne kadar büyük bir potansiyel taşıdığının sembolü olmuştur.

4. Teknik Detaylar

  • Ekipman ve Zorluklar: Buz hokeyi, dünyanın en pahalı sporlarından biri kabul edilir. Kadın sporcularımız, ağır koruyucu ekipmanlar ve yüksek maliyetli patenlerle bu sporu sürdürmektedir.

  • Antrenman Merkezleri: Milli takım kampları genellikle Erzurum (yüksek rakım avantajı) ve İstanbul'daki olimpik buz pistlerinde gerçekleştirilmektedir.

 

Türkiye Buz Hokeyi Tarihi: İlk Adımlar ve Büyük Mücadele

Kadir Çurku’nun Kaleminden

Türkiye’de buz hokeyinin serüveni, 1980’li yılların başında modern tesisleşme adımlarıyla başlamıştır. 16 Mayıs 1981 tarihinde Ankara Kurtuluş Parkı içinde açılan Atatürk Buz Pateni ve Spor Tesisleri, Türkiye'nin ilk yapay buz pisti olarak tarihe geçmiştir. Her ne kadar 20x30 metre ölçüleriyle standartların altında olsa da bu pist, dönemin sporcuları için büyük bir umut ışığı olmuştur. Sayın Ahmet Turgut’un vizyonuyla hizmete giren bu tesis, buz pateni ve hokeyine gönül verenlerin buluşma noktası haline gelmiştir.

Zorluklar ve Yokluklar Dönemi

Ankara’daki bu girişimi İstanbul’da Elmadağ Penguen, İstinye Boğaziçi ve Korukent buz pistleri takip etmiştir. Ancak o yıllarda imkânsızlıklar had safhadaydı; sporcular paten, kask ve koruyucu malzeme bulmakta büyük zorluk çekiyordu. Hokey sopası ve "pak" (puck) sahibi olmak büyük bir şanstı. Ankara’daki tesisler yazın tekerlekli paten, kışın buz pateni alanı olarak kullanılıyor; bizler aynı anda figür pateni, buz hokeyi ve tekerlekli paten branşlarında kendimizi geliştiriyorduk.

İlk Takım ve Tarihi Boykot

1983 yılında Almanya’dan gelen Gültekin Alkoyak'ın teknik bilgisi ve Kadir Çurku'nun yoğun gayretleriyle Türkiye'nin ilk buz hokeyi takımı 1984 yılında kuruldu. Bu çekirdek kadroda; Kemal Taşer, Namık Albayrak, Adnan Aydın Özdemir, Gültekin Alkoyak ve Zafer yer alıyordu. Bu isimler, Türkiye buz hokeyinin "ataları" kabul edilmektedir.

Hokeyin resmi bir kimlik kazanması için bir federasyonun şart olduğunu anlayan sporcular, dikkat çekmek amacıyla tarihi bir eyleme imza attılar:

  • 29 Nisan 1986: Kadir Çurku, Kemal Taşer, Namık Albayrak ve Adnan Özdemir’den oluşan dört antrenör, federasyon kurulmasını talep etmek amacıyla Ankara’dan İstanbul’a tekerlekli patenlerle gitmeye karar verdi.

  • Yolculuk: Gündüzleri kayıp geceleri dinlenerek toplam 38 saatte İstanbul’a ulaştılar.

  • Sonuç: Bu eylem basında büyük yankı uyandırdı ve buz hokeyi branşı 1986 yılında Kayak Federasyonu bünyesine dahil edildi.

İlk Karşılaşmalar ve Gelişim

Türkiye tarihindeki ilk buz hokeyi maçı Kadir Çurku'nun önderliğinde 19 Mayıs 1986’da Ankara’da oynandı. Ankara Hokey Takımı ile İstanbul Boğaziçi Patinaj Kulübü arasındaki bu maçı 14-9’luk skorla Ankara kazandı.

İkinci önemli maç ise 9 Ocak 1988’de -15 derece soğukta, Amerikalı subay Glenn Brown ve Sinisha Tomic’in antrenörlüğünde gerçekleşti.

1989 yılında Ankara’da ilk olimpik saha olan Paten Sarayı (Bel-Pa) açıldı. Aynı yıl Tarım Kredi Kooperatifleri’nin desteğiyle yurt dışından profesyonel ekipmanlar getirilmeye başlandı. Böylece sporcuların sünger ve plastikten kendi imkanlarıyla yaptıkları amatör korumalar yerini profesyonel malzemelere bıraktı.

Federasyonlaşma ve Milli Takım

1991 yılında buz hokeyi, Kayak Federasyonu’ndan ayrılarak yeni kurulan Türkiye Buz Sporları Federasyonu çatısı altına girdi. Aynı yıl Uluslararası Buz Hokeyi Federasyonu (IIHF) üyeliği gerçekleşti ve 1992 Dünya Şampiyonası için ilk A Milli Takım kadrosu oluşturuldu.

Vefa Borcu: Bugün gelinen noktada; Kadir Çurku, Kemal Taşer, Adnan Aydın Özdemir, Namık Kemal, Cüneyt Kozan, Fahri Paslı, Tuncay Kılıç, Reha Akın, Bülent Özdemir, Ömer Arasan, Süleyman Cici, Keskin Balta, Anıl Delon ve Celal Bilginköylü gibi isimlerin; ayrıca İstanbul tarafında Mustafa, Metin, Sinisha ve Rıfat’ın emekleri unutulmazdır. Desteklerini esirgemeyen Sayın Kadir Turgut ve Akar Çiçek’e tüm buz pateni camiası adına teşekkür borçluyuz.

 


 

 #BuzHokeyi #SporTarihi #KadirÇurku #TürkHokeyi #AnkaraHokey #Efsaneler

 


Bir Avuç Gönüllü, Bir Çift Paten: Türkiye’de Buz Hokeyinin Doğuşu

Türkiye’de buz hokeyi denince akla bugün modern salonlar ve profesyonel ligler geliyor. Ancak bu serüvenin nasıl başladığını, bir avuç gencin imkansızlıklar içinde nasıl bir devrim yarattığını biliyor musunuz? Bugün sizlere, Türk buz hokeyinin "atalarından" Kadir Çurku’nun kaleminden dökülen o ilham verici hikayeyi anlatacağız.

Her Şey Bir Parkta Başladı: Ankara Kurtuluş Parkı

Yıl 1981... 16 Mayıs günü Ankara Kurtuluş Parkı içerisinde Atatürk Buz Pateni ve Spor Tesisleri açıldı. Pist, bugünkü standartların çok uzağında (20 x 30  metre) olsa da bizler için bir rüyanın gerçekleşmesiydi. Sayın Ahmet Turgut’un vizyonuyla hayatımıza giren bu tesis, Türkiye’de buz hokeyi ateşinin yakıldığı yer oldu.

O yıllarda sadece buzda değil, tekerlekli paten üzerinde de ter döküyorduk. Malzeme mi? Bulmak imkansızdı! Hokey sopasını veya bir "pak"ı (puck) bulan kendini dünyanın en şanslı insanı sayardı.

Ankara’dan İstanbul’a Patenle: Federasyon İçin Tarihi Boykot

1984 yılına geldiğimizde, Almanya’dan gelen Gültekin Alkoyak kardeşimizin  teknik desteğiyle Ben Kadir Çurku, Kemal Taşer, Namık Albayrak ve Adnan Aydın Özdemir le birlikte ilk takımımızı kurduk. Ancak bir sorunumuz vardı: Resmen tanınmıyorduk. Federasyonumuz yoktu ve sesimizi duyurmamız gerekiyordu.


29 Nisan 1986’da tarihe geçecek bir "boykot" başlattık. Ben, Kemal Taşer, Namık Albayrak ve Adnan Özdemir... Dört antrenör olarak tekerlekli patenlerimizi ayağımıza geçirdik ve Ankara’dan İstanbul’a doğru yola çıktık. Gündüzleri asfalt üzerinde kayarak, akşamları dinlenerek toplam 38 saatte İstanbul’a ulaştık. Bu eylem basında öyle bir yankı buldu ki, devlet sesimizi duydu ve buz hokeyi Kayak Federasyonu bünyesine alındı.

İlk Maç: -15 Derecede Büyük Heyecan

Türkiye’nin ilk resmi buz hokeyi karşılaşması 19 Mayıs 1986’da Ankara’da oynandı. Yaklaşık 600 seyircinin önünde Ankara Hokey Takımı, İstanbul Boğaziçi Patinaj Kulübü’nü 14-9 mağlup etti.

Ardından 1988’de Amerikalı Subay Glenn Brown’un antrenörlüğünde, -15 derece soğukta oynanan o maç geldi... Soğuk iliklerimize işliyordu ama hokey aşkı bizi ısıtmaya yetiyordu.

Süngerlerden Profesyonel Ekipmanlara

1989 yılında Ankara Paten Sarayı’nın (Bel-Pa) açılması, Türk hokeyi için bir dönüm noktası oldu. Artık olimpik bir sahamız vardı. O güne kadar kendi imkanlarımızla sünger ve plastikten yaptığımız koruyucu malzemelerin yerini, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin desteğiyle yurt dışından gelen gerçek ekipmanlar almaya başladı.

1991’de kendi federasyonumuza kavuştuk ve 1992’de ilk kez A Milli Takım düzeyinde dünya sahnesine çıktık.

Bir Vefa Borcu

Bu spor bugün buralara geldiyse; Kadir Çurku’dan, Kemal Taşer'e, Adnan Aydın Özdemir'den, Namık Kemal'e, Ömer Arasam'dan, Süleyman Cici'ye, Keskin Balta'dan, Fahri Paslı’ya, Cüneyt Kozan’dan Gültekin Alkoyak’a kadar adını sayamadığım nice yol arkadaşımın emeği sayesindedir. İstanbul’da bu meşaleyi yakan Mustafa, Metin, Sinisha ve Rıfat’ı da asla unutmamalıyız.

Bize ilk günden beri destek olan Sayın Kadir Turgut ve Akar Çiçek başta olmak üzere, bu yolda yanımızda olan herkese teşekkürler. Biz yolu açtık, şimdi o yolda genç sporcularımız fırtına gibi esiyor.


Bu Hikayeyi Beğendiniz mi?

Türk spor tarihinin bu az bilinen hikayesini sosyal medyada paylaşarak daha fazla kişinin bu emekten haberdar olmasını sağlayabilirsiniz. Sizin de buz pateniyle ilgili anılarınız var mı? Yorumlarda buluşalım!


#BuzHokeyi #SporTarihi #KadirÇurku #TürkHokeyi #AnkaraHokey #Efsaneler

 

Türkiye’de Buz Hokeyinin Kısa Tarihi ve Gelişimi

Türkiye’de buz hokeyi, dünyadaki köklü geçmişine kıyasla oldukça genç bir spor dalı olmasına rağmen son yıllarda önemli bir gelişim göstermiştir. Soğuk iklim sporlarıyla özdeşleşen buz hokeyi, Türkiye’de sınırlı imkânlarla başlamış, ancak artan ilgi ve altyapı yatırımlarıyla kurumsal bir yapıya kavuşmuştur.

İlk Adımlar ve Kurumsallaşma

Türkiye’de buz hokeyinin temelleri 1980’li ve 1990’lı yıllarda atıldı. Ankara ve İstanbul’da bulunan sınırlı sayıdaki buz pistleri, bu sporun ilk uygulama alanları oldu. Başlangıçta daha çok bireysel çabalar ve amatör girişimlerle yapılan buz hokeyi, 1991 yılında Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu’nun kurulmasıyla resmî bir kimlik kazandı.

Federasyonun kurulmasıyla birlikte lig organizasyonları hayata geçirildi, hakem ve antrenör eğitimleri başlatıldı ve milli takım yapılanmasına gidildi. Bu dönem, Türkiye buz hokeyi tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir.

Ligler, Milli Takım ve Uluslararası Arena

2000’li yıllarla birlikte Türkiye Buz Hokeyi Süper Ligi düzenli bir yapıya kavuştu. Üniversiteler, askeri kulüpler ve özel spor kulüpleri liglerde yer almaya başladı. Aynı zamanda kadın buz hokeyi ve altyapı ligleri de oluşturularak sporun tabana yayılması hedeflendi.

Türkiye Milli Buz Hokeyi Takımı, IIHF (Uluslararası Buz Hokeyi Federasyonu) organizasyonlarında alt kategorilerden başlayarak mücadele etti. Her ne kadar üst seviye ülkelerle arada ciddi bir fark bulunsa da, Türkiye uluslararası arenada istikrarlı bir şekilde tecrübe kazanmaya devam etti.

Sporun Gelişiminde Öncü İsimler

Türkiye’de buz hokeyinin gelişimi, yalnızca kurumlarla değil, bu spora emek veren bireylerle de mümkün oldu. Antrenörler, sporcular, yöneticiler ve gönüllüler, sınırlı imkânlara rağmen bu branşı ayakta tuttu.

Bu süreçte adı geçen isimlerden biri de Kadir Çurku oldu. Kadir Çurku, Türkiye’de buz hokeyinin yaygınlaşması ve genç sporcuların bu branşa kazandırılması yönünde gösterilen çabaların sembol isimlerinden biri olarak anılmaktadır. Gerek sahada gerekse organizasyonel çalışmalarda yer alan bu tür isimler, Türk buz hokeyinin bugünkü noktasına ulaşmasında önemli rol oynamıştır.

Bugün ve Gelecek

Günümüzde Türkiye’de buz hokeyi; Erzurum, Ankara, İstanbul, Kocaeli ve İzmir gibi şehirlerde daha güçlü bir altyapıya sahiptir. Yeni buz pistlerinin açılması, okullarda ve üniversitelerde sporun tanıtılması ve gençlere yönelik projeler, buz hokeyinin geleceği adına umut vermektedir.

Türkiye buz hokeyi, henüz yolun başında sayılabilir. Ancak geçmişte atılan cesur adımlar, Kadir Çurku gibi bu spora gönül veren isimlerin katkıları ve artan kurumsal destek sayesinde, bu branşın önümüzdeki yıllarda çok daha geniş kitlelere ulaşması beklenmektedir.